Bana keşke biraz cesaret versen!

Yazar : DOÇ.DR. MEHMET İNAN / 01 Kas 2014
Bana keşke biraz cesaret versen!

"4 Mevsim Bahçeşehir Dergisinden yazarın izniyle alınmıştır"

Cevabını biliyordu.. Hatta cevaplara başka yollardan ulaşmanın yollarını da biliyordu.. İçinden sıcak bir hava yükseldi, nefesi sıklaştı, kalbi güm güm güm diye atmaya başladı.. Parmakları buz gibi oldu. Sanki kanı çekilmiş gibiydi..Adeta el parmaklarına kan gitmiyordu.. Kollarını kaldırmaya mecali yoktu.. Sanki birileri elini aşağıya bastırıyor gibiydi. Gözleriyle arkadaşlarını taradı, kendisi gibi birkaç arkadaşı da aynı durumu yaşıyordu.. Öğretmenle göz göze gelmek acaba bu halden onu kurtarabilir miydi?Yoksa kalbinin ritmini daha mı attırırdı?Yanakları al al oldu, oturduğu sıranın demirlerini tutarak serinlemeye çalıştı.. Sınıftaki arkadaşlarının sesleri uğultuya dönüşmüş, kulağında çınlıyordu.. Güçlü bir sesle irkildi.. Öğretmeni ismini söylemişti.. Başını kaldırdı, önce çevresindeki arkadaşlarına kaçamak bakışlarla baktı, başını omuzlarının arasına gömdü ve gözlerini masanın üzerinden hiç ayırmadan ayağa kalktı.. Öğretmeni soruyu sordu, cevabını biliyordu, ama arkadaşları acaba nasıl tepki vereceklerdi?Mırıldanarak öğretmeninin sorduğu sorunun cevabını verdi.. Öğretmeni; “Aferin, farklı ve değişik bir cevaptı, seni kutluyorum” dedi.. Mağrurdu, sırasında daha dik ve gözleri çakmak çakmak olmuşçasına etrafına ve öğretmenine bakınıyordu.. Öğretmeninin sorduğu diğer sorulara parmağını cesurca kaldırıp cevapları vermeye devam etti..

Telafisi zor durumlar doğurabilir Öğrenme çevresinde, öğretimin niteliğini arttıran en önemli öğelerin başında hiç kuşkusuz “dönütler”, “düzeltmeler”, “ipuçları” ve “pekiştireçler” gelir. Öğretmenin elindeki dönütler, düzeltmeler, ipuçları ve pekiştireçler neşter gibidir. Etkili kullanıldığında muhteşem bir ameliyat yapmış operatör doktor gibi işlev görür. Kullanılmadığında ya da yanlış kullanıldığında telafisi zor durumlar doğurabilir. Öğretmenlik mesleğinde, aday öğretmenlere öğretimin niteliği ile ilgili bu hususlarda oldukça detaylı bilgiler verilir ve gerek stajlarında gerekse öğretim tasarımlarında öğretimin niteliğini arttırmaya yönelik çalışmalar yapılır. Öğretmenler, bu iki unsuru öğrenme çevrelerinde kullandıkça ve etkilerini gördükçe daha da artan bir yoğunlukta bunların üzerinde durmaya çalışırlar. ‘

Öğrenme çevresinde, öğretenin öğrenene verdiği her türlü iletiyi dönüt olarak değerlendiren Sönmez (2007), öğrenenin yaptığı davranış hakkında ona bilgi vermeyi dönüt olarak tanımlar. Bir sınav sonucunun öğrenciye duyurulması, sorulan bir soruya öğrencinin verdiği cevaba karşı öğretmenin verdiği her türlü tepki dönüt olarak görülebilir.Yine Sönmez (2007), “öğrenciye dönüt verirken, aşağılanmamalı, azarlanmamalı, ceza olacak herhangi bir uyarıcı verilmemeli, tersine yüreklendirici uyarıcılar işe koşulmalıdır” der. Düzeltmeyi ise, “yanlışları doğrulama, eksik ve yarım yamalak öğrenmeleri tamamlama” olarak tanımlar. Öğrenme çevresinde doğru cevabı veremeyen öğrenciye “dikkatlice dinle, biraz sonra tekrar soracağım” yönergesini verdikten sonra başka bir öğrenci doğru cevabı verince, ona dönmeli ve cevaplaması istenmelidir. İpucu, “doğru yanıtı hatırlatıcı uyarıcı” biçiminde tanımlanırken, “zamanı gelince kullanılması” gereken son derece önemli bir öğretimi arttıran öğe olarak görülebilir. Yazılı-sözlü ifadeler, resimler, grafikler, slaytlar, film, dramatizasyon, demonstrasyon (gösterme) gibi iletiler ipucu olarak kullanılabilir. Pekiştireç ise, “bir davranışın ilerde yinelenme olasılığını arttıran uyarıcı” olarak tanımlanır. İstenilen yönde bir davranışta bulunan öğrenciye “aferin” demek, veya “şeker, çikolata, not, kitap vermek, alkışlattırmak, saçını, yanağını okşamak gibi” uyarıcılar, davranışın ileride yineleme olasılığını arttırabileceğinden pekiştireç olarak kullanılabilir. ‘ Öğrencinin yaptığı bir davranıştan sonra öğretmen azarlar, döver, arkadaşları karşısında küçük düşürür, alaya alınırsa bu davranış bir daha öğrenci tarafından yapılmasa da “ceza” olarak değerlendirdiği için eğitim durumunda cezaya yer verilmez. Çünkü bir eğitimci öğrenci çevresinde, öğrenmenin niteliğini arttırmak için çabalar, azaltmak için değil.

Öğretimin niteliğini arttıran öğeler hakkında çok şey yazılabilir. Daha geniş bilgi için aşağıdaki kaynakçaya bakabilirsiniz. Burada öğrenme çevresinde çocuğa verilebilecek dönüt, düzeltme, ipucu, pekiştireçler üzerinde dururken, gündelik yaşamda yetişkinlerin, çocuklar üzerinde çoğunlukla başvurduğu “bu öğelerin” biçimleri zaman zaman didaktik olmaktan uzak kalmakta olduğunu paylaşmak isterim. Her ne kadar “dönüt, düzeltme, ipucu, pekiştireç” dendiğinde akla okul, öğretmen, sınıf, öğrenme çevresi gelse de, evde annenin, babanın, büyük kardeşlerin çocuğa bir soru karşısında verdiği tepkiler, okulda öğretmenin verdiği tepkiler kadar önemli ve değerlidir. Bu nedenle, okulda öğrenme çevresinde olduğu kadar, çocuğun okul dışındaki çevresindeki yetişkinlerin de kullanacağı dönüt, düzeltme, ipucu, pekiştireçler, eğitici olmalıdır. Burada okulda öğretmenin kullandığı dönüt, düzeltme, ipucu, pekiştireç ifadeleri benzer şekilde ailede ve sosyal çevredeki yetişkinler tarafından kullanılabilir.

Yazımın ilk paragrafı, sınıf içinde sıkça gördüğümüz bir öğrenci davranışının hikâyesiydi. Bu davranışı okullarda görebileceğiniz gibi, ailede ve sosyal çevrede de görebilirsiniz. Belki de bu satırları okurken, okullu yıllarda öğretmenin sorduğu soruları hatırladınız. Size nasıl tepkiler verirdi? Küçüklüğünüzde sizin yaptığınız bir davranıştan sonra yetişkin büyüklerin size verdiği tepkiler nasıldı? Öğrenmeyi daha nitelikli kılan bu öğeler okuduğunuz yıllarda size verilseydi belki şimdi bambaşka bir birey olarak var olurdunuz..

Yaşadığınız çevrede küçük bir çocuk ya da okullu bir çocuk-genç varsa, tepki vermeden birkaç kez düşünmeniz dileğiyle..

ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

Burada yapmış olduğunuz üyelik web sayfası üyeliği olup lütfen dernek üyeliği için Dernek Üyelik Sayfamızı ziyaret ediniz.

ŞİFREMİ UNUTTUM

YUKARI