Çık Dışarıya Oynayalımmm!

Yazar : DOÇ.DR. MEHMET İNAN / 11 Kas 2019
Çık Dışarıya Oynayalımmm!

"4 Mevsim Bahçeşehir Dergisinden yazarın izniyle alınmıştır"

Zilin ilk tınıları kulağa gelir gelmez çocuklar, sıralarından ok gibi fırlarlar. Bu fırlayış, sıra arkadaşını geçmek için olabilir, bahçedeki oyun aracını kapmak için olabilir, kurgulanacak bir oyunda “dışarıda kalmamak” için olabilir, oyun oynayacak alanı önceden “kapmak” için olabilir.

Okullardaki zilin melodisi ne kadar değişirse değişsin, teneffüs zili çaldığında çocukları sınıfta tutabilen beri gelsin!...

Nedir bu teneffüs zilinin sihri? Okul öncesi çağda çocukların egosu çok güçlüdür. Oyuncaklarını paylaşmada bencil olduğu kadar, oynamak istediği oyunlarda da bencildir. Çevresini tanırken oyun, çocuk için bir araçtır. Bu araç- ları kullanarak, kelimeleri, kavramları, eşyaları ve bunla- rın özelliklerini, işlevlerini, yaşamdaki yerlerini öğrenir. İlköğretime başlayınca çocuklar daha paylaşımcı olurlar. Hem oyuncaklarını hem de oyunlarını pay- laşmak için arkadaş ararlar. Sınıf içinde oy- nanan oyunlar, öğretmen gözetiminde geçer ve çoğunlukla derslerle ilgilidir. İşte teneffüs zilinin sihri burada devreye girer. Zilin ilk tı- nıları kulağa gelir gelmez çocuklar, sıraların- dan ok gibi fırlarlar. Bu fırlayış, sıra arkadaşını geçmek için olabilir, bahçedeki oyun aracını kapmak için olabilir, kurgulana- cak bir oyunda “dışarıda kalmamak” için ola- bilir, oyun oynayacak alanı önceden “kapmak” için olabilir. Daha bir çok sebebi tetikler teneffüs zili.

İlkokulun ilk 3 sınıfında çocuklar “cinsiyet”e bakmaksızın “birlikte” oyun oynarlar. Cinsiyetlerin ayrışması 4. sınıftan itibaren çok net bir şekilde görülür. Erkekler, daha çok mücadele gerektiren oyunlara ilgi gösterirken, kızlar daha çok estetik ve ritim, dans türü oyunları tercih ederler. Türü ne olursa olsun, teneffüs ziliyle başlayan ve ders zili ile sonlanan 10 dakikalık zaman dilimlerine sığdırılan oyunlar, yaşam boyu unutulmazlar. O kısacık anlarda çok şey öğrenirler. Bazen derste öğrenemediği bir bilgiyi oyun esnasında arkadaşından öğrenebildiği gibi, bazen de sosyal becerilere ilişkin “öğrenmeler” gerçekleşebilir. Öğrenme için muhteşem fırsatlar sunar te- neffüs zili ile ders zili arasındaki zaman di- limi. Eğitim yöneticileri, yönettikleri kurumlarda çocukların edinecekleri “kaza- nımları” sadece “dersliklerde” değil, “okulun her yanında” fırsata dönüştürebilecek ortam- lar oluşturmalıdır. Bunun için, koridorlar, bahçeler, çok amaçlı salonlar, çocukların “çıkıp dışarı oynayabilecekleri” ortamlar ola- rak tasarlanmalıdır. Teneffüs zilinin sihri böy- lesi ortamlarda daha çok işe yarar. Yetişkinler, geriye dönük yaşantılarına baktıklarında, ilköğretim çağındaki yıllarından hafızalarında kalanların “teneffüs zili ile başlayan sihirli dakikalar” olduğunu söylerler. Ders aralarında yapılan muziplikler, oynanan oyunlar, derslerdeki bilgilerden daha çok “kalıcı” olduğunu itiraf ederler. Bugünün çocukları yarının yetişkinleri olacak ve onlar da yetişkin olduklarında “kalıcı” ama yaşantısında “muzip” olmaktan uzak, yaratıcı, eleştirel ve sorgulayabilecekleri oyunları oynayarak geleceklerine olumlu katkılar sağlamış olacaklardır. Aşırı himayeci anne- babalar, “çık dışarıya oy- nayalım” sloganını pek sevmezler. Çünkü, çocuk oyun oynarsa sırtı terleye- bilir, hasta olabilir, düşüp bir yerini incitebilir kaygısını yaşar- lar. Kendi çocuğundan büyük başka çocuklardan kötü davranışlar öğre- nebilir endişesini taşıyabilirler. Açık havada oyun fırsatı bulamayan ço- cuğun, kent karmaşasında, apart- man dairesi içinde “oyun” güdüsünü nasıl gerçekleştireceği aşırı himayeci anne-baba için çok önemli olmayabilir. Ama unutulmamalıdır ki, gelişimin “sosyal” olan yönü, diğer gelişim alanları kadar önemlidir. İşte “çık dışarıya oynayalım”, sosyal gelişimi çok önemli ölçüde besleyen bir slogandır.

Öğretmenler teneffüs zili çaldığında, “bir- kaç matematik sorusu” daha çözmeleri ya da başka bilişsel etkinlikler için çocukların “oyun” fırsatlarını ellerinden alıyorsa bilme- lidirler ki, çocukların “dolaylı öğrenmele- rine” hiç katkı sağlamayacaklardır. Teneffüs zili çaldığında “dışarıya çıkan” değil, içeride kalan çocuğun daha çok “ilgiye muhtaç” ol- duğunu sınıfın kapısından giren her yetişkin rahatça görecektir. Haydi öğretmenler! Te- neffüs zilinin tınısına siz de bir “sihir” katın ve teneffüslerde öğrencilerinizi gözlemleyin. Öğrencilerinizin sınıftakinden çok farklı ol- duğunu göreceksiniz. Bu gözleminiz size eği- tim planlamanızı yaparken muhteşem ipuçları verecektir. Oyun hakkı elinden alınan tüm çocukların içindeki “sessiz çığlığı” duyuyorum. “Dışarı çıkıp oynamak istiyorum!" Ya siz duyuyor musunuz?

ÜYE GİRİŞİ

YENİ ÜYELİK

Burada yapmış olduğunuz üyelik web sayfası üyeliği olup lütfen dernek üyeliği için Dernek Üyelik Sayfamızı ziyaret ediniz.

ŞİFREMİ UNUTTUM

YUKARI